2 Temmuz 2014 Çarşamba

İnce Bir Sızı..

Kapı çalındı açtım. Karşımda o duruyordu, yanında oğlu. Oğlunun yüzüne bakmadım. ‘Oğlum okulunu bitirdi’ dedi. Müjde vermeye gelmişti. Bir şey demedim. Sadece yüzüne baktım. Bir şey söylemesini bekledim. Yüzümün ifadesinden anlamadı. ‘Oğlunun bana bir özür borcu var’ dedim. ‘Önce özür dilemesini bekliyorum’ 

1 Temmuz 2014 Salı

Bir Cenaze Töreni

Ziya, üniversiteden mezun olduğumuz günün 40.yılında öldü. Öldü diyorum zira ölüm gibi sade bir gerçekliği ifade eden kelimenin de sade olmasını istiyorum. ‘Işığa yürüdü’, ‘ebediyete intikal etti’, ‘sonsuzluğa gitti’, ‘arkadaşlarının yanına gitti’ gibi ifadeler bana çok süslü geliyor. Ben genellikle söylenene değil söyleyene bakıyorum.  Ölümü anlatırken bile kendi hayat hikâyemizi anlatır gibiyiz.