Kapı çalındı açtım. Karşımda o duruyordu, yanında oğlu.
Oğlunun yüzüne bakmadım. ‘Oğlum okulunu
bitirdi’ dedi. Müjde vermeye gelmişti. Bir şey demedim. Sadece yüzüne
baktım. Bir şey söylemesini bekledim. Yüzümün ifadesinden anlamadı. ‘Oğlunun bana bir özür borcu var’ dedim.
‘Önce özür dilemesini bekliyorum’
2 Temmuz 2014 Çarşamba
1 Temmuz 2014 Salı
Bir Cenaze Töreni
Ziya, üniversiteden mezun olduğumuz günün 40.yılında
öldü. Öldü diyorum zira ölüm gibi sade bir gerçekliği ifade eden kelimenin de
sade olmasını istiyorum. ‘Işığa yürüdü’, ‘ebediyete intikal etti’, ‘sonsuzluğa
gitti’, ‘arkadaşlarının yanına gitti’ gibi ifadeler bana çok süslü geliyor. Ben
genellikle söylenene değil söyleyene bakıyorum. Ölümü anlatırken bile kendi hayat hikâyemizi
anlatır gibiyiz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)